Her kehaneti doğru çıkan kahin’in 2018 kehanetleri

Her kehaneti doğru çıkan Bulgar kahin’in 2018 kehanetlerinin de doğru çıkıp çıkmayacağı merak ediliyor. Bulgar kahin kadının içine gireceğimiz yıl için iki önemli kehaneti var.

Bulgar Baba Vanga isimli kadın yaşadığı bir hortum felaketinin ardından kör kalarak kehanet gücüne kavuştu. Endonezya’daki büyük tusunamiden, İŞİD terörünün ortaya çıkacağına ve 11 Eylül saldırılarına kadar pek çok önemli olayı doğru tahmin eden kahin kadın, bu gece yarısı itibariyle içine gireceğimiz 2018 yılı için de iki önemli kehanette bulunmuştu.

1996 yılında ölen Bulgar kahine göre 2018 yılında dünya siyasetinde dengeler değişecek. Dünya süper gücü konumundaki ABD’nin gücü azalacak ve onun yerine süper güç olarak Çin önplana çıkacak. Yani 2018’de Çin’in ABD’yi geçerek Dünya’nın “Yeni süper gücü” olacak.

Kahinin ikinci kehaneti ise Venüs gezegeninde yepyeni bir enerji kaynağı bulunacağı yönünde. Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA), gelecek yıl The Parker Solar Probe uzay aracını Venüs’e göndereceğini açıkladı. Ancak araç doğrudan Venüs’e inmeyecek ve gezegenin yerçekimini kullanarak Güneş’in etrafından gezerek yıldız hakkında bilgi toplayacak.

Bakalım ünlü kahinin bu iki önemli kehaneti gerçekleşecek mi? Yaşayıp göreceğiz…

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someonePrint this pageShare on Tumblr

Mavi gözlü insanların tek bir ortak atası var

Bilim insanları dünyada yaşayan mavi gözlü insanların göz rengine neden olan ve 6,000 -10,000 yıl önce gerçekleşen genetik bir mutasyonun izini sürdüler. Ulaştıkları sonuç ise oldukça şaşırtıcı: Mavi gözlü insanlar tek bir ortak ataya sahipler.

Normalde tüm insanlar kahverengi gözlüdür. Ancak zamanla kromozomlarımızda OCA2 genini etkileyen bir genetik mutasyon yaşandı. OCA2 geni, saçlarımıza, gözlerimize ve cildimize renk veren pigment olan melanin üretimiyle ilgili olan P proteini kodladığından renklerde farklılıklar oluşmaya başladı. Bir başka deyişle göz renginin kahverengiden yeşil renge kadar değişimi irisdeki melanin miktarına bağlı olarak belirleniyor. 

Ancak mavi gözlü bireylerin gözlerinde melanin miktarında küçük bir değişim derecesi var. Bilim insanları da buna dayanarak bu küçük farkın tek bir ortak atadan kaynaklandığını ifade ediyorlar.

Melanin miktarı sıfırlandığında da albinizm denen durum ortaya çıkıyor. Albino adı verilen saçları kaşları, derisi bembeyaz olan insanların gözlerinde renk pigmenti bulunmamasından dolayı görmede de sorunlar yaşıyorlar. Kişiden kişiye farklılık gösteren bu durumda görme oranı yüzde 5 ila 10 arasında değişiyor.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someonePrint this pageShare on Tumblr

Bu bebek annesinden sadece bir yaş küçük!

‘Kar bebeği’ (snowbaby) ismini duymadıysanız hemen söyleyelim. Gelecekteki muhtemel bir doğum için kullanılmak üzere dondurulan ve saklanan embriyolara verilen ad.

İşte 14 Ekim 1992 tarihinde dondurulan bu embriyolardan biri Kasım ayında ABD’de dünyaya geldi. ‘Kar Bebeği’nin bilinmeyen sahibi onu bebek sahibi olmak isteyen ama olamayan genç bir çifte bağışladı. Böylece 26 yaşındaki Tina, onu dünyaya getirdi. Embriyodan sadece bir yaş büyük olan anne Tina ise duygularını, “ Bu embriyo benim arkadaşım olabilirdi” şeklinde ifade etti.

DOĞUM KAVRAMI KABUK DEĞİŞTİRİYOR

Emma Wren adı verilen kız bebek sayesinde doğurganlık sorunu yaşayan veya sağlık sorunları nedeniyle ilerde bebek sahibi olamayacak insanların bu yöntemle rahatlıkla çocuk sahibi olabilecek. Ya da kendilerini henüz çocuk sahibi olmaya hazır hissetmeyen ama zaman sorunu nedeniyle acele eden çiftler de bu yöntem sayesinde yaşamlarını yoluna koyduktan sonra çocuk sahibi olabilecekler.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someonePrint this pageShare on Tumblr

Eğer bir müzik dinlerken tüyleriniz diken diken oluyorsa dikkat

Eğer bir müzik dinlerken tüyleriniz diken diken oluyorsa çok özel bir beyne sahip olabilirsiniz.

Eski bir Harvard öğrencisi olan Matthew Sachs, geçen sene bu duygunun nasıl tetiklendiğini görmek için insanlar üzerinde inceleme yapmış. İncelediği insanlar içinde müzikle duygusal ve fiziksel bağ kurmayı başarmış olanların, müzik karşısında duyarsız olanlardan farklı beyin yapılarına sahip olduklarını keşfetmiş. Bu insanların beyinlerinde işitme korteksini ve duyguları işleme alan alanları birbirine bağlayan bağlantının daha fazla lif yoğunluğuna sahip olduğunu farketmiş. Bunun anlamı da bu beyne sahip insanların iletişim becerilerinin daha gelişkin olması.

Şimdi bilim insanları bu araştırmayı biraz daha genişleterek sinirsel rahatsızlıkların tedavisinde de kullanabilmeyi umuyorlar.

Kısacası eğer müzik dinlerken tüyleriniz diken diken oluyorsa daha güçlü ve daha yoğun duygulara sahip olma ihtimaliniz yüksek.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someonePrint this pageShare on Tumblr

Kişisel notlarınızı Da Vinci tekniğiyle yazın

Leonardo da Vinci, kişisel notlarını ancak aynaya tutulduğunda okunabilecek şekilde sol eliyle, kağıdın sağından soluna doğru, ‘ters harflerle’ yazıyordu.

Rönesans döneminde yaşamış İtalyan filozof, mucit, bilim insanı ve sanatçı Da Vinci, aynı anda her iki elini de kullanarak çalışabilen (ambidexter) en ünlü kişilerden biriydi.  Bir eliyle teknik resim yaparken, diğeriyle de resim üstünde gereken yazıları yazabiliyordu. Dahası en başta söylediğimiz gibi, sol eliyle yazdığı yazı sağ eliyle yazdığı yazının aynadaki yansıması gibi olduğundan bu yeteneğe onun ismi verilmiş: Da Vinci.

Bir metni ve tersini yazma ve okuma yeteneğine sahip insan sadece Da Vinci değil. Leonardo da Vinci’den dışında Amerikalı mucit Thomas Edison, İspanyalı ressam Pablo Picasso, İngiltereli fizikçi ve kimyacı Michael Faraday da bu yeteneğe sahipti.

Siz de deneyin

Bu şekilde yazmayı siz de denemek isteyebilirsiniz. Kimbilir belki de benzer bir yeteneğe sahipsinizdir. Sibirya’daki Jeleznogorsk kentinde yaşayan 62 yaşındaki Viktor Tkaçenko, bunu denemiş ve aynı yeteneğe sahip olduğunu görmüş mesela…Üstelik bunu başarabiliyorsanız, hem deha özellikleri taşıyorsunuz demektir, hem de kişisel notlarınıza doğal bir güvenlik kalkanı oluşturabilirsiniz.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someonePrint this pageShare on Tumblr

İsviçre’de böcekten yapılan yiyeceklere ilgi yoğun

Her toplumun yemek zevki ve damak kültürü farklı. Birine nefis gelen bir yiyecek bir diğerinin midesini bulandırabilir. Özellikle Asya toplumlarında bizlere mide bulandırıcı gelen hayvanların, çeşitli hayvan uzuvlarının ve böceklerin önemli ve değerli bir besin olarak çok fazla tüketildiğini biliyoruz.

Ama bu defa böcek yiyeceği işine el atan batının gelişmiş bir ülkesi. İsviçreli süpermarket zinciri Coop, farklı tatlar denemek isteyen müşterilerine içinde böcek bulunan böcek burger ve böcek topları gibi ürünlerin satışına başladı.

Sağlıklı ve lezzetli…

Coop’un internet sitesinde bu yeni satışa sunulan ürünler ‘sağlığınız için’ ve ‘lezzetli’ şeklinde tanımlanıyor. Böcek burgerler, un kurdundan yapılıyor ve pirinç, sebze (havuç, kereviz, pırasa) ve baharatlar içeriyor. Burgerler dışında Coop’un sunduğu ürünler arasında un kurdu, nohut, soğan ve sarımsakla yapılan, kişniş ve maydanozla tatlandırılan köfte benzeri bir ürün de mevcut. Ayrıca market, çekirge, hurma, elma, kuru üzüm ve yaban mersininden yapılan enerji barları da satıyor.

Coop’un böcek ürünlerine gösterilen yoğun talep nedeniyle böcek ürünleri satılan marketlerin sayısı yediden on ikiye çıkarıldı. İçinde iki tane böcek burger bulunan paketin fiyatı yaklaşık 9 dolardan, böcek barların tanesi ise 3,60 dolardan satılıyor.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someonePrint this pageShare on Tumblr

Sarhoş kişi gerçek kişiliğini yansıtıyor

Bir Çin atasözü, “Birini tanımak istiyorsan onunla yolculuk et” der. Biz onu kolaylıkla ‘onunla içki iç’ diye de değiştirebiliriz. Çünkü yapılan bir araştırmaya göre,sarhoşken tamamen değiştiği söylenen insanlar aslında gerçek kişiliklerini sergiliyor. 

Missouri Üniversitesi tarafından yürütülen ve Journal of Clinical Psychological Science’da yayınlanan ve bir grup insan üzerinde yapılan araştırmaya göre,sarhoş kişiliğimiz ayık kişiliğimizle aynı. Araştırma sonucunda kesin olan tek fark ise sarhoş kişilerin ayık kişilerden çok daha fazla dışa dönük olmaları.

O zaman tanımak istediğiniz insanı alıp doğruca nereye götüreceğinizi biliyorsunuz…

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someonePrint this pageShare on Tumblr

Vakumlu düğün fotoğrafları!

Sıradışı bir düğün fotoğrafınız olsun ister miydiniz?

Japon fotoğrafçı Hatuhiko Kawaguchi, geliştirdiği yepyeni ve ‘nefes kesici’ bir yöntem ile farklı bir düğün fotoğrafı arayışında olan çiftlerin yeni gözdesi. Flesh Love (Beden Aşkı) adını verdiği serisinde Kawaguchi, yeni evli çiftleri vakumlanmış plastik torbalara koyarak garip fotoğraflarını çekiyor.

ÇİFTLER 10 SANİYE NEFESLERİNİ TUTUYOR

Farklı bir düğün fotoğrafı olsun isteyen çiftler öncelikle sürtünmeyi engellemek için kayganlaştırıcı jel ile kaplanıyor. Daha sonra çiftler plastik torbaya giriyor ve torbanın havası çekiliyor. Genç aşıklar oldukça rahatsız bir aşk kozasında hareketsizce bekliyor. Çiftlerin on saniye nefeslerini tutması gerekiyor. Daha sonra Kawaguchi hızlı bir şekilde aşıkların iki fotoğrafını çekiyor ve asistanına torbayı açmasını söylüyor. Her ihtimale karşı herhangi bir aksilik yaşanması durumuna karşı da bir doktor hazır bulunuyor.

Fotoğrafçı çiftlerin seçtikleri pozisyonların birbirlerine ne kadar yakın ve aşık olduğunu yansıttığını söylüyor.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someonePrint this pageShare on Tumblr

Yabancı dili bebekler sadece 18 haftada öğreniyor!

Bebeklerin günde 1 saatlik çalışmayla sadece 18 haftada yabancı bir dili öğrenebildiklerini biliyor muydunuz?

En az bir yabancı dil bilmenin insan beynini çok olumlu yönde etkileyerek bir çok kişiye bir çok farklı yetenek kazandırdığını artık bilmeyen yok. Ancak yabancı dil öğrenmeye çok erken yaşlarda başlamak çok daha kolay ve sağlam öğrenmenin en kestirme yolu. Hatta 3 yaşına kadar ikinci bir dili öğrenen çocuklarda aksan problemi de yaşanmıyor.

İki dilli evlerde büyüyen çocuklar bu konuda son derece şanslı. Çünkü bu çocuklar neredeyse hiç bir ek çaba harcamadan iki dili de öğrenebiliyorlar. Peki anne babanın aynı dili konuştuğu ailelerdeki çocuklar ikinci bir yabancı dili nasıl ve ne kadar sürede öğrenebilirler?

Milyonlarca anne babanın merak ettiği bu sorunun yanıtını İspanyol bilim insanları araştırmış. Yaşları 7 aylık ile 33.5 aylık arasında değişen bebeklere Madrid okulları standartlarında ingilizce eğitim uygulanmış. Çocuklarla günde sadece bir saat ingilizce konuşulmuş, oyunlar oynanmış. Ve 18 hafta sonra çocuklar iki dili de anlamaya ve konuşmaya başlamış!

Ne kadar mükemmel bir sonuç değil mi? Bir insanın ömür boyu çekeceği yabancı dil öğrenme sorununu erkenden bu şekilde çözen bir eğitim sistemi çok da zor olmasa gerek…

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someonePrint this pageShare on Tumblr

Alplerde kaybolan çiftin donmuş bedenleri 75 yıl sonra bulundu

15 Ağustos 1942’de İsviçre Alplerinde ineklerini otlatmaya giden ve bir daha da kendilerinden haber alınamayan çiftin donmuş bedenlerine ulaşıldı. 37 yaşında bir öğretmen olan Francine Dumoulin ve 40 yaşında bir ayakkabı tamircisi olan Marcelin Dumoulin çiftinin yedi çocuğu vardı.

Temmuz ayı başında Alp Dağları’nın 2615 metre yüksekliğinde bulunan çiftin donmuş bedenleri sapasağlamdı ve eşyaları da hiç zarar görmemişti.

Marcelin ve Francine Dumoulin çiftinin bir buzul yarığına yuvarlandıkları ve burada on yıllarca buz tabakalarının arasında sıkıştıkları ve buz kütleleri eriyince bedenlerinin ortaya çıktığı tahmin ediliyor.

Çiftin o zamanlar 4 yaşında olan en küçük kızları dışında tüm diğer çocukları farklı ailelere evlatlık verilmiş. Küçük kızlarını ise teyzesi büyütmüş. Çiftin otlatmaya götürdüğü ineklerine ne olduğunu ise  merak edenlerin olduğunu ümit ediyoruz.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someonePrint this pageShare on Tumblr