İnternetten ev alırken ya da kiralarken emojilere dikkat!

İnternetin yaygın olarak kullanılması emlak sektörünü de değiştiriyor. Paralarını emlakçılara kaptırmak istemeyenler aracıyı ortadan kaldırarak doğrudan kiralama ve satın alma işlemlerini yapabiliyorlar.

Ama bu konuda da son derece ilginç olaylar yaşanmaya başladı. Kiralık ev arayan İsrailli bir çift, internet ilanından gördükleri bir ev için ev sahibine bir mesaj gönderdi. Evi gezip görmek istediklerini ifade ettikleri bu mesajda sosyal medya da oldukça popüler olan emojileri de kullandılar.

Buraya kadar herşey normal. Gülen surat, şampanya şişesi ve dans eden figür emojilerini gören ve çiftin evi kesin kiralayacağını düşünen ev sahibi ise ilanı yayından kaldırdı. Gel gör ki çift evi tutmadı. Bunun üzerine kandırıldığını düşünen ev sahibi çifti dava etti. Hakim kullanılan emojilerin niyet belirttiğini ve ev sahibini yanlış yönlendirdiğine karar verdi. Çift bunun üzerin 2500 dolar tazminat ödemeye mahkum edildi.

Artık tamamen duygu ifadesi olarak kabul görüp yaygınlaşan emojileri bundan sonra çok daha dikkatli kullanmakta yarar var…

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someonePrint this pageShare on Tumblr

Sosyal medya sigara ve alkolden daha zararlı


Günümüzde insanların kendilerini bir şekilde ifade edip sosyalleştikleri temel mecra olan sosyal medyanın akıl sağlığımıza pek de iyi gelmediği ortaya çıktı. Bu platformlar insanları kaygılı, yalnız ve anti-sosyal kılıyor.

Londra’daki The Royal Society for Public Health (RSPH) tarafından yapılan araştırmaya göre, YouTube, Twitter, Facebook, Snapchat ve İnstagram gibi sosyal medya platformları sigara ve alkolden daha fazla bağımlılık yaratıyor.

Bu platformlardan en çok zararlı olanı ise fotoğraf paylaşma uygulaması olan Instagram. Araştırma, uygulamanın kullanıcılarının bedenleri ve uyku alışkanlıkları üzerinde olumsuz etkileri olduğunu ortaya çıkardı. Ayrıca kullanıcıların sürekli bir şeylerden eksik kalıyormuş hissine kapılarak huzursuz hale geldikleri de belirtiliyor.

Gençler aynı fikirde değil

Ancak araştırmada görüşü alınan 14-24 yaş arası gençler, Instagram’ı kendini ifade etme ve kimliğini öne çıkarma açılarından faydalı bulduklarını söylüyorlar.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someonePrint this pageShare on Tumblr

Hollanda kralı 21 yıldır gizlice pilotluk yaptı

İnsan kral da olsa hayalleri daha ağır basabiliyor. Bunun en güzel örneği Hollanda’dan geldi. Hollanda kralı Willem-Alexander, geçtiğimiz 21 yılda Hollanda Kraliyet Hava Yolları’nda gizlice pilotluk yaptığını açıkladı.

Hem de öyle arada sırada da değil, kral 21 yıl boyunca her ay iki kez kısa mesafe uçuşlarında yardımcı pilot olarak görev yapmış. 50 yaşındaki kralın bunca uzun zamandır sadece yardımcı pilotluk ile yetinmesi de ayrıca takdir edilmesi gereken, bir çok kültürde pek rastlayamayacağımız bir durum.

Hollanda Kralının bunu açıklamasının nedeni ise bu gizli görevini yakında bırakacak olması. Çünkü uçuş eğitimini aldığı Fokker 70 model küçük yolcu uçakları artık kullanılmayacak. Daha büyük ve zahmetli yolculukların ise kraliyet görevini aksatabileceğini düşünen kral da gizli görevini açıklayarak ayrılmaya karar vermiş.

‘Zaten çoğu yolcu anonsları dinlemiyor’

Ayrıca kral kimliğini özel olarak gizlememiş. Yaptığı anonsları pilotu ve kabin ekibi adına yaptığından adını söylemesine gerek kalmamış. Bir de kimsenin uçakta yapılan anonsları dikkate alıp dinlememesi de krala yardımcı olmuş.

Gördüğünüz gibi insan kral da olsa bir hobisi olmalı. Tıpkı Hollanda kralı gibi yapması gereken işin dışında onu rahatlatıp mutlu edecek bir uğraşa herkesin ihtiyacı var.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someonePrint this pageShare on Tumblr

Türkiye gençliği yoksul ama hayatından memnun


Türkiye’de gençlik işsiz, maddi olanakları çok sınırlı ve sosyal ve kültürel olarak son derece kısıtlı bir yaşam sürüyorlar. Ama gençlerin yaklaşık yüzde 71’i ilginç bir şekilde hayatlarından memnunlar. Hatta öyle ki, “Ev Genci” adı altında yepyeni bir sosyal tabaka bile oluşmuş durumda. Bu ‘Ev Genç’leri ne okuyor ne de iş arıyorlar. Bu durumda olanların yüzde 69.2’si hayatlarından memnun.

Ev gençlerini kendini bırakmışlık, boşvermişlik, vb apayrı bir kategoride ele almak gerekiyor. Ama gençlerin hayatlarından memnun olmalarının en önemli nedeni umut. Gençler gelecekten umutlu. Genç kadınların yüzde 68’i, genç erkeklerin yüzde 65’i gelecekten umutlu olduğunu söylüyor.

Gençler yoksulluk ve açlık sınırına meydan okuyor

Habitat Derneği, 16 ilde 1209 gencin katılımıyla bir araştırma gerçekleştirdi. İş hayatından sağlığa, yaşanılan şehirden güvenliğe kadar 62 başlıkta verilerin toplandığı araştırmaya göre, aylık gelir açısından gençlerin durumu içler acısı.

Türkiye’de gençlerin yüzde 30’unun aylık geliri 600 liranın altında. Gençlerin yüzde 32.5’unun aylık geliri 600 ila 1500 lira arasındayken, yüzde 21.5’unun aylık geliri de 1500 ila 2400 lira arasında. Gençlerin sadece yüzde 10.8’inin aylık geliri 2400 liranın üzerinde.

Gençler konser ve tiyatroya gitmiyor

Hal böyle olunca, gençlerin sosyal ve kültürel faaliyetlere katılımları da son derecek düşük. Gençlerin yüzde 81’i konsere ya da tiyatroya hiç gitmiyor. Gençler en çok daha ucuz olan sinemaya gidiyor. O da öyle çok ahım şahım bir orana sahip değil. Gençlerin sadece yüzde 11’i haftada bir ve daha sık sinemaya giderken, yüzde 46’sı ayda bir kaç kez gidiyor.

Gençler bir araya gelince neler yapıyor?

Arkadaşları ile bir araya gelen gençlerin yaptıkları da tüm bu iç karartan tablonun tamamlayıcısı niteliğinde. Geçler bir araya geldiklerinde en fazla dolaşıyorlar. Yüzde 73.5 oranında haftada bir veya daha sık biraraya gelerek dolaşan gençler, bunun dışında en çok bir kafeye gidiyor, kahveye gidiyor, maça/spor müsabakasına gidiyor. Şehir dışına gezmeye giden gençlerin oranı ise yüzde 12.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someonePrint this pageShare on Tumblr

Fındık kabuğunun mangal kömürüne uzanan yolculuğu

Mangalı seven bir ülkeyiz. Havalar da ısınıyor ve pikniği sevenler için mangal mevsimi başlıyor. Peki piknik kömürünün bildiğimiz kömür türlerinden farklı olarak üretildiğini de biliyor muydunuz? Üstelik bu kömürün üretimi için özel olarak fabrikaların kurulduğunu?

Ama mangal kömürüne ilişkin en ilginç olan şey, bu kömürün fındık kabuğu başta olmak üzere, ceviz kabuğu, kayısı çekirdeği, meşe talaşı, gürgen talaşı gibi tarımsal ve kırsal atıklardan üretiliyor olması.

Kabuk ve atıklar nasıl mangal kömürüne dönüşüyor?

Sert yiyecek kabukları ile atıkların mangal kömürüne dönüşme yolculuğu altı duraktan oluşuyor. İlkinde atıklar toprak, taş, çakıl gibi maddelerden ayrıştırılıyor. Ardından yüksek sıcaklıktaki fırınlarda, ısısı giderek artırılan yanma işlemi ile oluşan gazların devreye girmesiyle karbonlaştırılarak katrandan arındırılıyor. Karbonlaşan hammadde soğutucu konveyörler yardımıyla soğutuluyor. Kömürleşen hammadde bir sonraki durakta mikser yardımıyla toz haline getirilip, su ilavesiyle hamur haline getiriliyor. Bu hamur, preslenerek briket mangal kömürü haline getiriliyor. Son olarak bu briket mangal kömürü, fırında kurutularak hazır hale geliyor.

Mangal yaparken bu bilgilere sahip olmak belki de mangal keyfinize farklı bir boyut katabilir. Neden olmasın?

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someonePrint this pageShare on Tumblr

İsa gibi suyun üzerinde yürümek istedi, timsahlara yem oldu

Kutsal kitaplarda peygamberlerin meziyetleri her zaman ilgi görür. Birçok insan bu meziyetlere imrenerek bakar, arada da taklit etmeye çalışanlar da çıkar. İşte bunlardan biri geçtiğimiz günlerde Afrika’nın en yoksul ülkelerinden Zimbabve’de yaşandı.

Rahip Jonathan Mthethwa bir haftalık oruçlu dualı hazırlık sonrasında İncil’de yer alan mucizeyi yeniden canlandırmak için geçtiğimiz Cumartesi günü harekete geçti. Hz. İsa gibi suyun üzerinde yürümeye başlamasından sadece birkaç dakika sonra üç büyük timsahın saldırısına uğrayan rahip, mucizeye tanık olmak için toplanan kiliseden arkadaşlarının gözleri önünde timsahlar tarafından yendi.

Demek ki bazı mucizeleri de öyle çok fazla kurcalamamak lazım…

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someonePrint this pageShare on Tumblr

Dişlere avuç dolusu para vermekten 3D yazıcı ile kurtulacağız

 

Dişimizle ilgili herhangi bir sorun yaşadığımızda hayatın nasıl da cehenneme döndüğünü  bilmeyen yoktur. O nedenle dişçilere gidip sorunumuzu çözmek zorunda kalırız. Üstelik diş tedavisi son derece pahalı. Eğer iyi bir diş tedavisi istiyorsak avuç dolusu parayı gözden çıkarmalıyız.

Ama New Jersey Teknoloji Enstitüsü’nden bir araştırmacı 3D yazıcı ile sağlıklı ve uygun malzemeler kullanarak kendi takma dişlerini yaptı. Hem de bunu sadece 60 dolara malederek…

Amos Dudley adlı bu yetenekli adam, dişleri için hiç parası olmadığını ama Üniversitesi aracılığıyla yüksek kaliteli 3D yazıcıya erişim imkanı olduğu için bu avantajı kullandığını açıkladı.

Tabi bu anlattığımız kadar basit bir süreç değildi. Dudley öncelikle ortodonti prosedürünü araştırdı ve kendisine bir rota çizdi. Ardından plastik ile dişlerinin kalıbını çıkartarak, gerekli kaliteli malzemeleri temin ederek dişlerini yazıcıdan çıkarttı. Ne diyelim, kutlamak gerek.

 

 

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someonePrint this pageShare on Tumblr

Evinizin çatısındaki kiremitler elektrik üretecek

Evinizin çatısındaki kiremitlerin elektrik üreterek tüm elektrik ihtiyacınızı karşıladığını düşünebiliyor musunuz? Bu harika gelişme artık bir hayal olmaktan çıkıyor.

ABDli elektrikli otomobil ve teknoloji şirketi Tesla, kiremit şeklinde güneş panelleri tasarladı. Bu yılın ikinci yarısında üretimine başlayacağı bu güneş kiremitleri, çatılarda şimdiye kadar gördüğümüz güneş panellerinden daha ucuz, estetik ve ömür boyu garantili.

Üstelik Tesla tarafından geliştirilen Powerwall depolama sistemiyle bu kiremitlerin gün boyu topladıkları enerji, akşam saatlerindeki tüketim için de kullanılabilecek. Daha ne istenebilir değil mi?

Tesla’nın dahi başkanı Elon Musk, güneş panellerinin satışı için sipariş almaya başladıklarını dün duyurdu. Ama tabi bu yıl sadece ABD’de satışlar yapılacak. Diğer ülkelere satışlar ise önümüzdeki yıl başlayacak. Türkiye’ye ne kadar hızla gelir bilinmez ama geldiğinde de oldukça rağbet göreceği bir gerçek.

Bir hayal gerçek oluyor: Yeşil Şehir

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someonePrint this pageShare on Tumblr

Muz ve ananasın aşk meyvesi asla görüntüye aldanmayın diyor

Günümüzde herşeyi dış görünüşüyle değerlendirmek son derece yaygın. Herşeyin hızla tüketildiği bir dönemde bu durum son derece anlaşılır. Ama bilen bilir, hiç bir şey göründüğü gibi değildir.

Cherimoya adı verilen ve tarih öncesinden fırlayıp gelen bir dinazorun sırtını andıran meyve de öyle. Cherimoya, muz ve ananasın karışımından elde edilen bir meyve. Bu tuhaf görünüşlü meyve, görünüşünün aksine dünyanın en leziz meyvesi…

Tropikal meyvelerin resmi tat geçişi…

Ünlü edebiyatçı Mark Twain bu meyveyi insanlar tarafından bilinen en lezzetli meyve olarak tanımlamış. Mark Twain dediyse vardır bir bildiği, güvenmek gerek. Ekvador, Kolombiya ve Bolivya vadilerinde bolca yetişen bu meyve Latin Amerika mutfağının vazgeçilmezlerinden. Tadının ise muz, ananas, papaya ve mango gibi tropikal meyvelerin bir karışımı olduğu ve tatlı niyetiyle de yenilebileceği ifade ediliyor.

Bir kaşıkla yemenizin tavsiye edildiği bu lezzet şelalesi meyve aynı zamanda da zengin bir antitoksidan, C Vitamini, protein ve lif kaynağı.

Unutmadan, İspanya’nın güneyinde de yetişen bu meyve çok benzer iklime sahip Türkiye’de neden yetişmesin. Belki de bu yazıyı okuduktan sonra denemek isteyen birileri çıkar ve öncülük eder.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someonePrint this pageShare on Tumblr

Kömürlü dondurma denemek ister miydiniz?

Yiyecek konusunda arayışlar sınır tanımıyor. Yaz kapımızdayken dondurmada yeni bir trendin ateşi fitillendi. Siyah Dondurma!

ABD’nin Los Angeles kentindeki bir dondurma dükkanında satılan bu siyah dondurmalar siyah renklerini kömürden alıyor. Hayır yanlış duymadınız, bildiğimiz siyah elmas, kömür…

Dondurmacının ‘Badem Kömürü” adını verdiği bu dondurmayı isteyenler kömür aromalı siyah külahlarda da yiyebiliyorlar. Dondurmacının adı da tam da son trendlerine uygun: Little Damage”. Dükkanın sloganı ise hakeza: ” Lets make some damage!”.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someonePrint this pageShare on Tumblr