Fazla tuz beyin fonksiyonlarını bozuyor

Çok fazla tuzun kalbimizi ve tansiyonumuzu kötü etkilediğini biliyoruz. Ancak fazla tuzun beynimize olan olumsuz etkisinin çok daha fazla olduğu keşfedildi.

Bilim insanları yaptıkları deneyde fareleri yüksek tuz oranına sahip yiyeceklerle beslediler. Yüksek tuzlu bir diyetle beslenen farelerin zihinsel performanslarının düştüğü ve bilişsel bozukluk belirtileri gözlemlendi. Fareler labirent çözme becerilerini yitirdiler ve onlar için bir nevi anten görevi gören bıyıklarına karşı duyarlılıklarını yitirdiler. Hatta beslenmenin üçüncü ayında fareler delilik ameraleri göstermeye başladılar. Bunun nedeni ise farelerin beyinlerinde kan eksikliğiydi.

Bilim insanları benzer etkilerin insan beyninde de görülme olasılığının hayli yüksek olduğunu belirtiyorlar. Ancak bunun daha çok kan basıncıyla ilgili olabileceğinin de altını çiziyorlar.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someonePrint this pageShare on Tumblr

Günde 4 bin adım atan daha iyi kavrıyor

Yürümenin insan sağlığı için son derece sağlıklı olduğunu biliyoruz. Ancak Amerikada yapılan bir araştırmada yürümenin bir yararı daha ortaya çıkarıldı. Araştırmada günde 4 bin adım atan insanların olayları ve olguları kavrayış yeteneklerinin geliştiği gözlemlendi.

Bilim insanları sürekli oturmak yerine günde dört bin adım atan kişilerin beyinlerinin hipokampüs adı verilen bölgelerinin kalınlaştığını belirtiyorlar. Bu bölge ise kavrama gücü ile ilgili ve bu kalınlaşma da sağlıklı olarak değerlendiriliyor. Yani hareketli insanlar anlatılanları, okuduklarını ve etraflarında olup bitenleri çok daha iyi ve hızlı bir şekilde kavrıyorlar.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someonePrint this pageShare on Tumblr

Bal neden eşsiz bir besindir?


Balın ne kadar değerli bir besin olduğunu biliyoruz. Ama balın yaşamı sürdürmek için gerekli olan enzim, asit, mineral, su, protein ve vitamin gibi tüm besin ögelerine sahip olan tek besin olduğunu biliyor muydunuz?

Evet, balın dışında başka hiç bir besin maddesi bir canlının yaşaması için gerekli özlerin tamamını bünyesinde barındırmaz. Bal ayrıca şifa da dağıtır. Eski uygarlıkların da keşfederek tıpta kullandıkları bal, mevsimsel alerjileri, yanık, yara ve deri ülserlerini iyileştiriyor.

Bu kadar eşsiz bir besin olan balda on beş ayrı şeker bulunuyor ama bildiğimiz normal şekerden farklı olarak, sindirime gerek olmadan hızlı bir şekilde kana karışıyor. Onun için eğer çok acil enerjiye ihtiyaç duyuyorsanız, ılık su ile balı karıştırıp için ve bir kaç dakika içinde istediğiniz enerjiye kavuşabilirsiniz. Ama kan şekeriniz yüksekse balı dikkatli tüketmenizde yarar var.

Peki bu kadar sahte balın ortalıkta olduğu bir durumda balın gerçek olup olmadığını nereden anlayacağız? Bunu anlamak çok zor, tam anlamıyla laboratuvar testleri ile netleştirilebilen bir durum ama bazı ipuçları da yok değil. Eğer satın aldığımız bal çiçek balı ise ve buzdolabına koyduğumuzda ya da soğuk bir ortamda kaldığında şekerlenmiyorsa üzgünüm ama o bal gerçek değildir, yememeniz daha iyi.

Ayrıca bal, nem, güneş ışığı, kaynatma gibi sıra dışı bir etkiye maruz kalmadıkça bozulmaz ve bayatlamaz. Eğer aldığınız bal bir süre sonra ekşidiyse, demek ki olgunlaşmadan hasat edilmiştir.

PaylaşShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someonePrint this pageShare on Tumblr